Dünya’nın Atmosfer Tabakaları

Atmosferimizin yapısı ve özellikleri:

Yer çekimini çevreleyen gazlar ana yer çekimi kuvvetiyle bağlıdır ve bu yüzden uzaklaşamazlar. Havanın yaklaşık ağırlığı insan aklının alamayacağı kadar çok, 6.000.000.000.000.000 tondur. Bütün bu ağırlığın büyük basıncı altında kalan Dünya’nın yüzeyine en yakın kısımdaki hava da bu yüzden yoğundur. Daha yukarılarda hava daha az yoğundur. Deniz yüzeyinde atmosfer basıncı aşağı yukarı santimetre kareye 1.033 gramdır. Deniz yüzeyinden ne kadar yüksekliğe çıkılırsa, basınç  o kadar azalır (cm. kareye 450 gram. kadar).

Atmosferin hayatımızdaki önemi çok büyüktür. O olmasaydı hayatta olmazdı. Sadece, soluduğumuz oksijen gazından mahrum kalmazdık, aynı zamanda güneş ışınları gündüz dünyayı kavurur, gece de sıcaklık derecesi sıfırın çok aşağısına düşerdi. Atmosfer gündüzleri Güneş’in ışıklarından dünyayı koruyan bir perde ve gece de sıcaklığı saklayan bir battaniye ödevi görür.

Atmosfer 1783’de bir Mongolfier balonunun aşağı yukarı 9.000 metre yüksekliğe çıkarılmasıyla incelenmiştir. Bugün yüksekteki havanın davranışı ve şartları üzerine sürekli araştırmalar yapılmaktadır. Dünyamız atmosferinin, üç esas tabakadan meydana geldiğini artık biliyoruz: “Traposfer” “Stratosfer” “İyonosfer

Atmosfer tabakaları:

En alttaki gaz tabakası olan traposfer Kuzey Kutbu’nda  9. kilometre kalınlığındadır. Ekvator üzerinde 17. kilometreye kadar çıkar. Traposfer ile ondan sonraki gaz tabakası olan atmosfer arasındaki sınıra topopoz adı verilir.

Trapoferin üzerinde stratosfer dünyanın yüzeyinden 90. kilometre kadar yüksekliğe çıkar. Bunun içinde (30. kilometreden 60. kilometreye kadar) ozon gazı (oksijenin özel bir türü) bölgesi vardır ki, bu gaz güneşin ışınları dolayısıyla sürekli olarak meydana gelir ve parçalan

İyonosfer atmosferin üç  tabakasından en dışta olanıdır. Aşağı yukarı 90. kilometreden başlayıp 500. kilometreye kadar uzanır. Bundan sonra yukarıdaki gazlar çok seyrekleşir. Bununla beraber yer yüzünden binlerce kilometre uzaklıkta da gene gaz molekülleri vardır.

İyonosfer, adını ” gazların iyonlaşması”  olayının burada belirmesinden alır; bir çeşit elektrikle ilgili oluşmadır, kuzeyde gün ağarması ve  güneyde gün ağarması adını verdiğimiz olaylara sebep olur. Burada bir ağır tabaka (radyo orta dalgalarını dünyaya yansıttığı için radyo haberleşmelerinde önemlidir) ve birde aplit tabakası (kısar radyo dalgalarını yansıtır)  mevcuttur.

Atmosferin çeşitli tabakaları arasındaki başlıca fark bunların kimyevi bileşiminden çok sıcaklıklarından ileri gelir. traposfer her 300 metre yükseklikte sıcaklık aşağı yukarı 5°C düşer. Stratosfer’de sıcaklık ozon bölgesinde tekrar aşağı yukarı 32°c’ye yükselir. Tabakanın üzerine varıldığı vakit aşağı yukarı 38°C’ye düşer. Ozon bölgesinde sıcaklığın yükselmesi gazlarda meydana gelen elektrikle ilgilidir (İyonlaşma). İyonosferde de buna benzer bir etkiye rastlanır ve yükseldikçe hava ısınır, 500-600 kilometrede sıcaklık aşağı yukarı 204°C’ye çıkar. Fakat bu sıcaklığın pek önemi yoktur, çünkü güneş ışınlarını doğrudan doğruya almayan kısımlarında sıcaklık derecesi çok düşüktür.

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.