Kategoriler
Bilgi

Denizaltı Nasıl Yüzer?

denizaltiDenizaltı, her ne kadar öteki gemilere benzemese de, yapımı bakımından bir takım ayrıcalıklar gösterir. Başka teknelerden en önemli farkı, iç içe iki tekneden meydana gelmiş olmasıdır. Ayrıca tekne, daldığı zaman su almayacak biçimde yapılmıştır. Denizaltının, öteki gemiler gibi, geniş büyük pencereleri yoktur. Giriş yerleri kapaklar halindedir; dalış zamanında içeriden sımsıkı kapatılır. Tekne, suyun 100 m., hatta daha derinliklerindeki su basıncına dayanabilecek biçimde ve sağlamlıkta yapılmıştır. İçinde tayfa için bölmeler, makineler, su sarnıçları, motorlar, vb. gibi gerekli öte-beri bulunur. Ancak, tekne ince uzun olduğu için, her boşluktan yararlanılmıştır.

Denizaltıyı, bir bakıma iç içe konmuş iki mektup zarfına da benzetebiliriz. Bu iki zarf arasında bir boşluk kalır. İşte, bu boşluk, denizaltının suya dalmasını sağlar. Denizaltı dalmak isteyince, herkes içeriye girer; kapaklar kapatılır. İç tekneyle dış tekne arasında kalan hava nasıl teknenin su yüzünde yüzmesine yarıyorsa, gene aynı boşluk suyla dolunca da, teknenin su altına dalmasını sağlar. Suyun dolması için de, dış teknenin üzerindeki kapaklar açılır. İçerideki hava da, boşluğun üst yanındaki deliklerden dışarı çıkar. suyun dolmasıyla ağırlaşan denizaltı, yavaş yavaş sulara gömülür. Denizaltıyı su altında istenilen derinlikte tutabilmek için, makinesini çalıştırmak gerekir. Ayrıca, iki yanda bulunan yatay dümenler de, teknenin sağa, sola yatmasını önler. bu dümenlerin ikisi başta, ikisi kıçtadır. Bunlardan başka, bir de her gemide olduğu gibi, kıçta yön tayin eden dikey bir dümen bulunur.

Denizaltı dalınca, çok su basıncıyla karşılaştığı için, hızı da azalır. 1902 yılından sonra, denizaltılara «periskop» konulmuştur. Bu alet sayesinde, denizaltının içindekiler, suyun yüzünü görebilir. Ancak, on, onbeş metreden daha derine inilince, periskop da suyun altında kalır. Dolayısıyla, denizaltının dışarıyla hiç bağlantısı da kalmaz. Böyle durumlarda, denizaltı komutanı teknesini pusula ile ve «jiroskop» adı verilen bir aletle yönetir.

Dalma tehlikeleri:

Bir denizaltı gemisini daldırmak çok tecrübe ve bilgi isteyen bir iştir. dalma sırasında sular, iç tekneyle dış tekne arasındaki boşluğa hucum eder. Bu da, 70-80 metre uzunluğundaki kocaman teknenin dengesini bozabilir. buna, birde suyun çırpıntılı, ya da dalgalı olması eklenirse, dalmanın ne denli güç olduğu daha iyi anlaşılabilir.

Geninin yana, ya da dikine yatması çok tehlikelidir. Pek çok denizaltı, dalma sırasında ya devrilmiş, ya da, sığdaysa, dibe oturmuştur. bunun önüne geçmek için, iç ve dış teknenin arası, bir takım bölmelerle bölünmüştür. Böylece, içeriye hucum eden suların, her yandan eşit miktarda olması sağlanmıştır. Bununla birlikte, kapaklardan birinin, ya da bir kaçının açılması ihtimali, gene böyle bir tehlike yaratabilir. Denizaltı, suyun yüzünde, yakıtla işleyen motorları sayesinde yola alır.Ancak, suyun altında aynı makinelerden yararlanma olanağı yoktur. Bunun nedeni, bu çeşit motorların bol miktarda havaya ihtiyacı olmasıdır. Oysa, denizaltıdaki hava içeridekilere yetecek kadardır. işte bundan dolayı da, denizaltı, daldığı zaman elektrik motorlarından yararlanır. Su yüzeyinde giderken pervanenin dönmesiyle doldurulan bataryalar, su altında da aynı pervaneyi elektrik gücüyle çevirmeye devam eder.

Denizaltı su yüzüne çıkmak isteyince, «sarnıç» adı verilen bölmelerdeki suyu, basınçlı havayla boşaltılır. İç tekne de, 200 atmosferik basınca dayanabilecek sağlamlıkta, büyük çelik hava depoları vardır. Bu da polar, denizaltı su yüzündeyken, havayla doldurulur. havanın bu basıncı o denli güçlüdür ki, kısa süre içinde, sarnıçlardaki suyu dışarı atabilir. Hafifleyen tekne de, böylece, yavaş yavaş suyun yüzüne çıkar.

Savaş sırasında, darboğazlara, geçitlere çelikten engel ağları gererler. böylece, denizaltıların buralardan geçmesini önlemeye çalışırlar. Denizaltı, böyle bir engele rastlarsa, ya geri döner, ya da ileri geri gidip gelerek, önündeki dişli testeresiyle bu ağı kesmeye uğraşır. Denizaltının engeli bu yoldan aşmasını önlemek için, sonradan engel ağlarına mayında konulmuştur. Düşman denizaltıları ağı kesmeye başlayınca, bu mayınlar, elektrik akımı verilerek, havaya uçurulur. bu arada, düşman denizaltısı da, parçalanarak batar.

Denizaltıların kendilerine özgü bir takım silahları da vardır. Bunların en önemlisi torpildir. Kimi denizaltılar ise, denizlere mayın dökebilir. Eskiden, büyük denizaltı gemileri uçak da taşırlardı. Uçak, geminin güvertesine konur, kanatları katlanarak, kapatılırdı. Ancak son zamanlarda bundan vazgeçilmiştir.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.