Canlılarda Gelişim Süreçleri

Bitkilerin çimlenmeye ve hayvanların doğma ya da yumurtadan çıkma zamanına kadar olan gelişimini inceleyen bilim dalına embriyoloji denir. Tohum çimleninceye kadar, genç bir bitkiye embriyo denir. Bu terim, hayvanların yumurtadan çıkmadan evvelki hali için de kullanılır. mesela, yumurta içindeki genç civciv.

Embriyon (Cücük):

Embriyon bitkinin çimlenmesinden önce ve hayvanın doğumundan önce ya da yumurtadan çıkmadan anası tarafından gelen besinle beslenerek yaşadığı devredeki durumudur. Embriyonun gelişimi, erkek hücrenin dişinin yumurta hücresiyle birleşmesinden (döllenme) sonra başlar. Yumurta bazen döllenmeden de gelişebilir. hayvanlarda döllenen yumurta hücresi ikiye, dörde ve sekize bölünür, böylece bölünmeler devam ederek, embriyo meydana getiren bir hücre husule gelir. Bu ilk bölünme devreleri çok çabuk olur.

Gelişimin ilk devrelerinde çeşitli hayvan embiyonları bir fark görmek kolay değildir. Ancak yavaş yavaş gelişme ilerledikçe embriyonda ait oldu hayvanın özellikleri belirmeye başlar. Memelilerde yavru (monotremler hariç) ana vücudunun içinde gelişir besininin anasının karnından alır.

Hayat Evreleri:

Çeşitli hayvanlar arasında (aynı familyadan da olsalar) büyük ayrılıklar vardır. Bazı hayvanlar, boyları hariç, ana babalarına çok benzerler. Kaplumbağa bunlardan biridir. bazıları ise organlarından bir kaçı eksik olmakla beraber, erişkin hayvanlara benzer larvalar halindedirler. Bunun örneği, yumurtadan çıktığında, üreme organları ve kanatları bulunmayan hamam böceğidir.

Yengeç ise, olgun yengece hiç benzemeyen bir larva halinde yumurtadan çıkar ve bir çok değişimden sonra erişkin bir duruma gelir. Bir hayvanın yumurtadan çıkmasıyla erişkin duruma gelmesi arasında geçirdiği değişikliklere başkalaşım (metamorfoz) denir.

Larva, genellikle, erişkinlerinin sürdüğü hayattan çok daha değişikliğe uygundur. Mesela, bir deniz yıldızı deniz dibinde yaşar ve bir yeren başka bir yere sürüklenerek gider. Larva ise kirpikleri (cilia) olan ve bunların hareketiyle, su yüzeyine yakın dolaşabilen bir yaratıktır. Yusufçuk sineğinin larvası suda yaşar ve korkunç çift çenesiyle yakaladığı hayvancıklarla beslenir. Halbuki, erişkin durumda, incecik, saydam bir çift kanadı bulunan uçucu bir böcektir. Avının, uçarken yakalar ve ayakları arasında tutarak yer.

Bazı asalakların kendilerinden başka hayvanları da ilgilendiren ( konak hayvanlar) son derece karışık bvardır. Mersela, karaciğer kurdu (kelebek), hayatının bir kısmını koyunda, bir kısmını da salyangozda geçirir. Koyunun dışkısıyla atılan kurt yumurtaları, suda açılarak, miracidia adı verilen larvalar halini alırlar. Bunlar suda yüzerek, üzerinde yaşayacakları bir salyangoz ararlar (bulamazlarsa kısa zamanda ölürler). Buldukları salyangozun içinde yeniden değişimlere uğrayarak bu sefer carcaria adı verilen kalp biçiminde larvalar haline gelirler. su içen bir koyunun yutmasıyla tekrar devirlerine başlarlar.

Böyle kurtların bir çoğunun üç konak hayvanı vardır. Dolihosaccus erişkin olarak, kurbağa bağırsağında yaşar. Sonra ki evrelerinin salyangozda ve ve su böceklerinde geçirerek yeniden kurbağaya döner ve böylece devrini tamalar.

Hayvanların bazılarının hayat evreleri ise eşeysiz evrelerdir. yani yumurtalar döllenmeden gelişirler buna partegonenes denir; buna böceklerde çok rastlanır (yaprak bitki gibi). Bir başka örnek de, yazın fasulyede, kışında iğne yapraklı ağaçlarda yaşayan kara sinektir. Hayat devrelerinde altı çeşit yaratık vardır ki, bunların bazıları partenogenetik bazıları ise eşeyli olarak ürerler.

Ayrıca, partenogenes, tekerlekli hayvanlarla (rotiferler) bazı kabuklularda (supiresi gibi) görünür. Kısaca her canlı protoplazmanın bir kısmı, yüzyıllardır dönen bir zincire bağlıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.